Açık Akademik Arşiv Sistemi

Teoriden Pratiğe Akıllı Şehir Denemeleri: Fırsatlar, Zorluklar ve İyi Uygulama Örnekleri

Show simple item record

dc.contributor.editor Özdemir, Akın
dc.date.accessioned 2026-03-25T14:28:23Z
dc.date.available 2026-03-25T14:28:23Z
dc.date.issued 2025-12-30
dc.identifier.citation Özdemir, A. (Ed.) (2022). Teoriden Pratiğe Akıllı Şehir Denemeleri: Fırsatlar, Zorluklar ve İyi Uygulama Örnekleri, Değişim Yayınlar, Sakarya. en_US
dc.identifier.uri https://hdl.handle.net/20.500.12619/103365
dc.description.abstract Yoğun nüfus artışı neticesinde hızla büyüyen şehirlerde, kaynakların verimli kullanımı belki de tarih boyunca hiç olmadığı kadar merkezi bir öncelik haline gelmiştir. Ekonomik kaynakların verimli kullanılması ve çevre dostu projelerin geliştirilmesinde, şehir yöneticilerinin faaliyetlerini yönlendiren kent yönetim stratejileri, son dönemlerde kent araştırmaları literatüründe hızla genişleyen bir çalışma alanına işaret etmektedir. Bu stratejiler arasında teknolojiyle kurduğu yakın etkileşim bağlamında diğerlerinden ayrışan akıllı şehirler, ekonomik ve çevresel değerlerin etkin kullanımı kadar, giderek derinleşen insan-teknoloji birlikteliğini ve bu birlikteliğin tetiklediği olası toplumsal riskleri de tartışılmaya değer kılan bir kent yönetim stratejisi olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışma, Türkiye’deki yerel yönetimlerin akıllı şehir stratejisi oluşturma/geliştirme süreçlerine bilimsel dayanak sunmak amacıyla gerçekleştirilmiş bir bilimsel araştırma projesinin çıktısıdır. Sakarya ilinde 18 aylık bir sürede tamamlanan proje süresince 7 araştırmacı ve 9 bursiyer görev almıştır. Süreç içinde 145 seçili katılımcıdan 500 sayfaya yakın nitel veri toplanmışken ayrıca Sakarya’nın 16 ilçe nüfusuna oranlanarak belirlenen kotalar çerçevesinde 1662 anket verisi toplanmıştır. Çalışmanın temel çıkış noktası, akıllı şehir yazınında merkezi bir analitik çerçeve sunan dörtlü sarmal model doğrultusunda kentsel paydaşların görüş ve beklentilerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle derlenmesidir. Üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarını kapsayan bu çok aktörlü yapı içinde proje, etkin yönetişim yaklaşımını referans alarak yürütülmüştür. Bu çerçevede geliştirilen model; kentsel yaşamın çok boyutlu yapısını bütüncül biçimde ele alan, sosyal politika perspektifiyle beslenen ve yaşam kalitesinin toplumsal kesimler arasında daha dengeli biçimde dağıtılmasını hedefleyen bir yaklaşım sunmaktadır. Böylelikle, akıllı şehirler literatüründe henüz kuramsal ve uygulamalı açıdan olgunlaşma sürecinde olan bir alana kavramsal ve yöntemsel katkı sağlanması amaçlanmıştır. “Herkes İçin Akıllı Şehirler: Etkin Yönetişim Çerçevesinde Paydaşların Önceliklerinin Araştırılması ve Sosyo-Politik Modelde Vatandaş Odaklı Bir Akıllı Şehir Eylem Planının Geliştirilmesi” başlıklı projemiz süresince görev alan 3 bursiyer ve 3 araştırmacı tarafından edinilen saha deneyimlerinin bir yansıması olan bu çalışma toplam 6 makaleden oluşmaktadır. Sırasıyla bu makalelerin ilk ikisi akıllı şehir stratejilerine ilişkin iyi uygulama örneklerinin değerlendirilmesini içeren bir rehber niteliği taşımaktadır. Son dört makale ise farklı boyutlarıyla akıllı şehir stratejilerinin barındırdığı zorluklara değinirken özgün eleştirel perspektifler barındırmaktadır. Bu noktada sırasıyla kitaptaki makalelerin içeriklerini incelemeyi yararlı görüyoruz: Cihan DURMUŞKAYA, etkili bir yönetişim süreci ve geçerli bilimsel verilerden yararlanarak kent paydaşlarının beklentilerini doğru biçimde yansıtan bir akıllı şehir stratejisinin nasıl geliştirilmesi gerektirdiğini incelemiştir. Türkiye’deki yerel yönetimler açısından rehber niteliği görebilecek bu çalışma, proje sürecinde yararlandığımız metodolojik tercihler hakkında ayrıntılı bilgiler sunmaktadır. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Türkiye’deki belediyelerden insan odaklı bir akıllı şehir stratejisi oluşturması beklentileri de değerlendirildiğinde, proje sürecinin özeti niteliğindeki bu çalışma, kent sakinlerinin beklenti ve ihtiyaçlarını gerçekçi biçimde yansıtan bir akıllı şehir stratejisi oluşturmaları konusunda ilgili belediyelere metodolojik bir rehber olma potansiyeli taşımaktadır. Berkan KURTARAN, Avrupa’da yer alan başarılı akıllı şehir uygulamalarından bir seçki sunarak iyi uygulama örneklerinin ön plana çıkan noktaları hakkında bilgi sunmuştur. Dokuz faklı Avrupa şehrinin incelenmesiyle gerçekleştirilen çıkarımların dördünün İtalya’da yer alan şehirleri kapsaması, i araştırmacının Erasmus + programı kapsamında İtalya’da bulunduğu süreçte gerçekleştirdiği katılımlı gözlem faaliyetiyle açıklanabilir. Araştırmacı Avrupa şehirlerinden çıkarımlarını, Türkiye’de akıllı şehirler konusunda 3 iyi uygulama örneği olarak görülebilecek İstanbul, Ankara ve Konya şehirleri üzerinden yeniden değerlendirmiştir. Buna göre sosyo-teknik yaklaşımlarla stratejilerini geliştiren Avrupa şehirlerine karşı Türkiye’de halen tekno-merkezci yaklaşımların akıllı şehir uygulamalarında baskın konumda olduğu değerlendirilmiştir. Onur METİN, Günther Anders’in eleştirel teknoloji felsefesi üzerinden akıllı şehir stratejilerine geniş kapsamlı bir eleştirel değerlendirme sunmuştur. Teknolojideki hızlı ilerlemelerin, kentsel alanlarda altyapının gelişmesi ve kamu hizmetlerinin sunumunun kolaylaşması bağlamında geliştirici yansımaları görülmektedir, ancak kimi toplumsal grupların bu hızlı ilerleme sürecine yeterince uyum sağlamamaları neticesinde tekno-merkezci toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Buna göre çalışma neo-liberalizm tarafından dayatılan teknokratik çözümlere, dijitalleşmenin derinleştirdiği toplumsal eşitsizliklere ve karar alma süreçlerinin siyasetten soyutlanmasına yönelik kapsamlı eleştirel değerlendirmeler içermektedir. Beyza Nur AYDIN, proje kapsamında bir çıktı olarak ürettiği “Akıllı Şehirlerde Vasıflı İş gücünün İnsan Odaklı Bir Yaklaşımla İncelenmesi” başlıklı yüksek lisans tezini değerlendirmelerinin merkezine konumlandırmıştır. Kırılgan gruplardan iş gücüne odaklanan çalışmada, akıllı şehirlerin vasıflı iş gücü için sunduğu fırsatlar ele alınmakla birlikte, vasıf seviyesi göreli olarak sınırlı olan iş gücü için teknoloji odaklı akıllı şehir stratejisinin yeni bir prakeryalaşma riski barındırdığı argümanları araştırmacının değerlendirmelerinde dikkat çekici noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Öner Oğulcan SAKA, yeni bir toplumsal adaletsizlik türü olarak her geçen gün literatürde daha sık yer edinen dijital uçurum riskine değinmiştir. Araştırmacı, dijital uçurumun farklı boyutlarına değinirken özellikle şehir merkezleri ve kırsal bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının akıllı şehir stratejileriyle derinleşebileceğine vurgu yapmıştır. Bu eleştirel yaklaşım ayrıca verinin ticarileşmesi ve ticari bir sömürge aracı olarak gündelik şehir hayatındaki öneminin merkezileşmesi bağlamında da ele alınarak zenginleştirilmiştir. Abdulkadir ALTINSOY, çalışmadaki eleştirel değerlendirmelerin genel bir çerçevesini çizerek akıllı şehir stratejilerinde sosyal politika uygulamalarına duyulan ihtiyacı değerlendirmelerinin merkezine konumlandırmıştır. Buna göre çeşitli sosyal politika uygulamalarıyla bütünleşik geliştirilen akıllı şehir stratejileri daha adil, kapsayıcı, yaşanabilir ve erişilebilir kentsel alanların geliştirilmesinde önemli bir aracı konumundadır. Aksi durumda bütün toplumsal kesimleri kucaklayan, teknolojiyi insan hayatını şekillendiren değil kolaylaştıran bir araç olarak gören sosyo-teknik akıllı şehir stratejilerinin sürdürülmesi mümkün görülmemektedir. Araştırmacı, sosyal politika ve akıllı şehir literatürünü bütünleşik incelediği çalışmasında insan odaklı stratejiler için politika önerileri sunarak teorik değerlendirmelerini uygulamaya dönebilir önerilerle zenginleştirmiştir. Çalışmanın başta Türkiye’deki yerel yönetimler olmak üzere konuya ilgi duyan tüm paydaşlara faydalı olmasını dileriz. Yaklaşık iki yıldır gündemimizde olan projemiz, çok sayıda genç araştırmacıya saha deneyimi sunma ve araştırma ekibi olarak geniş kapsamlı bir paydaş kitlesiyle yeni iş birliği olanakları oluşturmamıza olanak tanımıştır. Bu noktada, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’na (TÜBİTAK) 223K162 proje numarasıyla sunduğu destekten ötürü teşekkürlerimizi sunarız. en_US
dc.description.sponsorship TÜBİTAK en_US
dc.description.tableofcontents Sunuş (i–ii) Küresel Eğilimlerden Yerel Gerçekliklere: Türkiye’de Yerel Yönetimler İçin Kanıta Dayalı Bir Akıllı Şehir Stratejisi Nasıl Geliştirilebilir? (1–18) Avrupa’da ve Türkiye’de Akıllı Şehir Uygulamaları: Seçili Örneklerden Çıkarımlar (19–35) Yenilenen Şehirlerin Eskiyen Sakinleri: Akıllı Şehir Uygulamalarına Eleştirel Bir Bakış (36–47) Gizil Prekaryalaşma Gölgesinde Akıllı Şehirleri Yeniden Düşünmek (48–60) Dijital Uçurum: Mekansal Eşitsizliklerin ve Veri Sömürüsünün Yeniden Üretimi (61–78) Akıllı Şehirlerde Sosyo-Politik Gelişmişlik (79–86) en_US
dc.language.iso tur en_US
dc.publisher Değişim Yayınları en_US
dc.relation.ispartofseries ISBN: 978-625-5858-24-5;
dc.rights info:eu-repo/semantics/openAccess en_US
dc.subject Akıllı Şehir, Akıllı Kent, Akıllı Şehir Stratejisi, Yerel Yönetimler. en_US
dc.title Teoriden Pratiğe Akıllı Şehir Denemeleri: Fırsatlar, Zorluklar ve İyi Uygulama Örnekleri en_US
dc.type book en_US
dc.description.version 1 en_US
dc.contributor.authorID 0000-0002-7415-7006 en_US
dc.contributor.department Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı en_US


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record