<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>2022 Yüksek Lisans Tezleri Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/98742</link>
<description/>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 23:40:50 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-14T23:40:50Z</dc:date>
<item>
<title>Farklı zemin koşullarında TBDY 2018'e göre zemin-yapı etkileşiminde yöntem II ve III'ün karşılaştırılması = Comparison of method II and III in soil-structure interaction according to TBDY 2018 in different soil conditions</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/101149</link>
<description>Farklı zemin koşullarında TBDY 2018'e göre zemin-yapı etkileşiminde yöntem II ve III'ün karşılaştırılması = Comparison of method II and III in soil-structure interaction according to TBDY 2018 in different soil conditions
Altun, Yaşar
Ülkemiz dünyanın en etkili deprem kuşaklarının birinde yer almakta olup, geçmişte günümüze kadar meydana gelen depremler büyük can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Oluşan hasarlara yetersiz zemin etütleri, yönetmeliklerde yer alan eksiklikler, inşaat kalitesinin yetersiz olması ve yerel zemin koşullarının deprem etkilerin büyütmesi gibi faktörler neden olmaktadır. Geçmişten günümüze kadar birçok deprem yönetmeliği yürürlüğe girmiş olsa da zemin etkilerinin dikkate alındığı ilk yönetmelik 2018'de yayınlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği sayılabilir. Bu yönetmelikte zeminlerle ilgili birçok konuya yer verilmiş olup, bu yönetmeliğin en önemli yeniliği yapı-kazık-zemin etkileşim analizlerinin belirli yapılarda zorunlu hale getirilmesidir. Yapı-kazık-zemin etkileşimi analizlerinde kullanılacak yöntemler TBDY 2018'de Yöntem I, Yöntem II ve Yöntem III olarak üç farklı metot ile tanımlanmıştır. Bu çalışmada uygulamadan bir vaka ele alınarak, depremselliği yüksek olan bir bölgede TBDY 2018'de Yöntem II ve Yöntem III olarak isimlendirilen yöntemler arasındaki farklar araştırılmıştır. Analizlerde 7 farklı depremin DD1 ve DD2 deprem düzeyleri için etkileri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde deprem düzeyinin kazık davranışını doğrudan etkilediği görülmektedir. Ayrıca etkileşim analizlerinde Yöntem III olarak bilinen deplasman yönteminde seçilen deprem verisinin sonuçları çok etkilemediği, Yöntem II'de ise (TH-Zaman Tanım Alanı Yöntemi) deprem verileri arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Ayrıca Yöntem II ile yapılan analizlerde kazıkta oluşan etkiler Yöntem III'e göre yaklaşık 2 kat fazla elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: kinematik etkileşim, TBDY 2018, zaman tanım alanı, sonlu elemanlar, Deep Soil programı, zemin tepki analizi; Turkey is located in one of the major earthquake belts in the world and earthquakes that have occurred in the past until today have caused great loss of life and property. Insufficient soil investigations, deficiencies in regulations, inadequate construction quality and local ground conditions amplify earthquake effects. Although many earthquake regulations have been used in practice from the past to the present, the first regulation that takes into account the soil effects is the Turkish Building Earthquake Code (TBDY) published in 2018. In this code, many issues related to soils are included, and the most significant addition is the structure-pile-soil interaction analyses that are made compulsory for certain structures. Structure-pile-soil interaction analyses are defined in TBDY 2018 as three different methods, Method I, Method II and Method III. In this study, the differences between two methods namely Method II and Method III in TBDY 2018 in a region with high seismicity were investigated by considering a case study. In the analysis, the effects of 7 different input motions for DD1 and DD2 earthquake levels were investigated. According to the results, the earthquake level directly affects the pile behavior. In addition, in the interaction analysis, it was observed that the earthquake data selected in the displacement method, known as Method III, did not affect the results much, and there were differences between the earthquake data in Method II (TH-Time History Method). Additionally, the shear and moment effects on the pile were obtained approximately 2 times more in Method II than with Method III. Keywords: Kinematic interaction, TBDY 2018, Time History Method, Finite Element Method, DeepSoil Program, Site response analysis
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/101149</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Parasetamolün sulu çözeltilerden adsorpsiyon yöntemi ile giderilmesi = Removal of paracetamol from aqueous solutions by adsorption method</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/101153</link>
<description>Parasetamolün sulu çözeltilerden adsorpsiyon yöntemi ile giderilmesi = Removal of paracetamol from aqueous solutions by adsorption method
Konuk Akça, İrem
Bu çalışmada, Parasetamol ilaç etken maddesinin portakal meyvesinin kabuklarının ZnCl2 aktivasyonuyla elde edilen toz aktif karbon ile sulu çözeltilerden giderimi incelenmiştir. Başlangıç parasetamol konsantrasyonu (100-500 mg/L), pH (2-10), adsorban dozu (10-500 mg), temas süresi (5-120 dakika) ve sıcaklık (25-45°C) parametrelerinin parasetamol'ün sulu çözeltilerden giderimindeki denge değerleri değerlendirilmiştir. Parasetamol'ün adsorpsiyon mekanizması; adsorpsiyon dengesi ve kinetik modeller parametreler ile açıklanmıştır. Deneysel verilere uygulanan denge izotermlerinden Langmuir, Freundlich, Temkin ve Dubinin-Radushkevichi izotermleri arasında en yüksek korelasyon R2=0,95 değerine sahip Freundlich izotermi olarak belirlenmiştir. Yalancı birinci derece ve yalancı ikinci derece kinetik modelleri uygulanmış, korelasyon katsayısı R2=0,99 olarak belirlenen yalancı ikinci derece kinetik modelin paracetamol adsorpsiyonunu en iyi açıklayan model olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, portakal kabuğundan elde edilen toz aktif karbonun parasetamol gideriminde etkili bir adsorban olmasının yanı sıra maliyet bakımından ucuz olması sebebiyle kolaylıkla uygulanabileceği görülmüştür.; This study aims to investigate the removal of Paracetamol active ingredient from aqueous solutions with the use of powdered activated carbon obtained by ZnCl2 activation of orange peels. Equilibrium values of initial paracetamol concentration(100-500 mg L-1), pH (2-10), adsorbent dose (10-500 mg) and contact time (5-120 minutes) parameters in the removal of paracetamol from aqueous solutions are evaluated. The adsorption mechanism of paracetamol is explained with the kinetic models. The highest correlation among Langmuir, Freundlich,Temkin, and Dubinin-Radushkevichi isotherms applied to experimental data was determined as Freundlich isotherm with R2 =0.95. Pseudo-first-order and pseudo-second-order kinetic models were applied, and it was found that the latter, whose correlation coefficient is determined as R2 =0.99, is the best model to explain paracetamol adsorption. As a result of this study, it can be seen that powdered activated carbon synthesized from orange peel is an effective adsorbent in the removal of paracetamol and can be easily applied thanks to its low cost.
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/101153</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kompozit kirişlerin titreşim ve akustik özelliklerinin deneysel ve sayısal olarak incelenmesi = Experimental and numerical investigation of vibration and acoustic properties of composite beams</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/101152</link>
<description>Kompozit kirişlerin titreşim ve akustik özelliklerinin deneysel ve sayısal olarak incelenmesi = Experimental and numerical investigation of vibration and acoustic properties of composite beams
Ak, Furkan Kerem
Bu çalışmada elyaf takviyeli kompozit malzemelerin titreşim sönümü, ses yutumu ve ses iletim kaybı gibi akustik ve titreşim davranışları deneysel olarak ve sayısal olarak incelenmiştir. Çalışmada kullanılan elyaflar aramid, karbon ve cam elyaf dokumalardan oluşmaktadır. Kompozit malzemeler vakum infüzyon yöntemiyle üretilmiştir. Deneylerde kullanılan kirişler 250 mm uzunluğunda ve 2 mm kalınlığında, plakalar ise 100 mm çapında ve 2 mm kalınlığında dairesel geometride kesilmişlerdir. Deneysel modal analiz testleriyle her bir kirişin mod frekansları, sönüm oranları bilgileri transfer fonksiyonlar yardımıyla laboratuvar ortamında elde edilmiştir. Deneysel akustik empedans tüpü testleriyle her bir dairesel kompozit plaka numunesinin yutum katsayıları, ses iletim kaybı bilgileri transfer fonksiyonlar yardımıyla laboratuvar ortamında elde edilmiştir. Modal analiz testlerinde elde edilen veriler analiz edilerek numuneler arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Modal analiz sonuçlarına göre [C3 A]S kompozitlerinin en iyi, [G]8 kompozitlerinin en zayıf mekanik performansa sahip olduğu görülmüştür. Yutum testlerinde dairesel kompozit plakaların arkasına 25 mm kalınlığında tutucu sünger ilave edilmiştir. Elde edilen veriler analiz edilerek numuneler arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre [C3A]S kompozitlerinin en iyi, [C]8 kompozitlerinin ise en zayıf akustik yutum performansına sahip olduğu görülmüştür.; In this study, acoustic and vibration behaviors of fiber reinforced composite materials such as vibration damping, sound absorption and sound transmission loss were investigated experimentally and numerically. The fibers used in the study consist of aramid, carbon and glass fiber fabrics. Composite materials were produced by vacuum infusion method. The beams used in the experiments were cut in a circular geometry with a length of 250 mm and a thickness of 2 mm, while the plates were cut with a diameter of 100 mm and a thickness of 2 mm. With experimental acoustic impedance tube tests, absorption coefficients and sound transmission loss information of each circular composite plate sample were obtained in the laboratory with the help of transfer functions. The data obtained in the modal analysis tests were analyzed and comparisons were made between the samples. According to the modal analysis results, [C3A]S composites have the best mechanical performance and [G]8 composites have the weakest mechanical performance. In the absorption tests, a 25 mm thick retaining sponge was added to the back of the circular composite plates. The obtained data were analyzed and comparisons were made between the samples. According to the analysis results, [C3A]S composites have the best acoustic absorption performance, while [C]8 composites have the weakest acoustic absorption performance.
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/101152</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Yapay sinir ağları ile ürün satış miktarlarının tahmini: Mobilya sektöründe bir uygulama = Forecasting product sales amounts by artificialneural network: An application in the furnitureindustry</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/101150</link>
<description>Yapay sinir ağları ile ürün satış miktarlarının tahmini: Mobilya sektöründe bir uygulama = Forecasting product sales amounts by artificialneural network: An application in the furnitureindustry
Salttürk, Burçin
İşletmelerin müşteri taleplerine doğru zaman ve miktarda cevap verebilmeleri için talep tahmini çalışmalarına önem vermeleri gerekmektedir. Hangi üründen ne kadar üretilmesi gerektiğini yüksek doğrulukla tahmin edilmesi müşteri memnuniyetini arttırıp, işletmelerin pazarda daha iyi bir yer edinmelerini ve devamlılıklarını sağlamalarına yardımcı olacaktır. Bu çalışmada günümüzde sıkça kullanılan yapay zekâ tekniklerinden biri olan Yapay Sinir Ağları (YSA) ile mobilya sektöründe faaliyet gösteren bir firmada talep tahmini uygulaması yapılmıştır. Firmada ABC analizi yapılarak kıymetçe en çok tüketilen bileşenlerden olan yatak ve kanepe mekanizmaları için satış tahminleri yapılmıştır. Mekanizma satış miktarını etkileyen girdi faktörleri olarak; mobilya sektörü sanayi üretim endeksi, dolar kuru ve fiyat değişimi kriterlerinin satış miktarını etkiledikleri belirlenmiştir. Matlab Programı'nda oluşturulan ağ ile sonraki yıla ait satış miktarları tahmin edilmiştir. Elde edilen sonuçlar YSA tekniğinin yüksek doğrulukta tahminler elde edebileceğini göstermektedir.; In order for businesses to respond to customer demands in the right time and amount, they need to give importance to demand forecasting studies. Predicting how much of each product should be produced with high accuracy will increase customer satisfaction and help businesses gain a better place in the market and ensure their continuity. In this study, a demand forecasting application was made in a company operating in the furniture industry with Artificial Neural Networks (ANN), which is one of the frequently used artificial intelligence techniques. ABC analysis was performed in the company, and sales forecasts were made for bed and sofa mechanisms, which are among the most consumed components by value. As the input factors affecting the sales amount of the mechanism; It has been determined that the furniture industry industrial production index, dollar rate and price change criteria affect the sales amount. With the network created in the Matlab Program, the sales amounts for the next year were estimated. The obtained results show that the ANN technique can obtain highly accurate predictions.
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/101150</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
