<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Tez Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/67992</link>
<description/>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:23:04 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-07T07:23:04Z</dc:date>
<item>
<title>Psikiyatri servislerinde çalışan hemşirelerde kişilik, merhamet yorgunluğu ve empati arasındaki ilişkinin incelenmesi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/96833</link>
<description>Psikiyatri servislerinde çalışan hemşirelerde kişilik, merhamet yorgunluğu ve empati arasındaki ilişkinin incelenmesi
Cihan, Servet
ÖZET: Merhamet yorgunluğu, bakım vericinin diğerlerine karĢı empati kurma yeteneği, bakım verme isteği, becerisi ve enerjisinde azalmaya neden olan, bireyi etkisi altına alan fiziksel, emosyonel, ruhsal ve sosyal tükenme olarak ifade edilen bir kavramdır. ÇalıĢmamızda psikiyatri hemĢirelerinde kiĢilik, merhamet yorgunluğu ve empati düzeylerinin belirlenmesi, aralarındaki iliĢkinin değerlendirilmesi amaçlanmıĢtır. GEREÇ VE YÖNTEM: AraĢtırmaya 15/11/2018- 30/08/2019 tarihleri arasında Ġstanbul ilinde psikiyatri kliniği bulunan hastanelerde çalıĢan 150 psikiyatri hemĢiresi dâhil edilmiĢtir. Veriler GörüĢme Formu, Sıfatlara Dayalı KiĢilik Testi, Merhamet Yorgunluğu Ölçeği ve Empatik Eğilim Ölçeği kullanılarak toplanmıĢtır. Veriler Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis ve Pearson korelasyon testleri ile değerlendirilmiĢtir. BULGULAR: AraĢtırmada psikiyatri hemĢirelerinin Sıfatlara Dayalı KiĢilik Testi ile Merhamet Yorgunluğu Ölçeği toplam ve alt boyut puanları arasında anlamlı iliĢkiler saptanmıĢtır. Sıfatlara Dayalı KiĢilik Testi ile Empatik Eğilim Ölçeğinin toplam ve alt boyut puanları arasında anlamlı iliĢkiler bulunmuĢtur. Merhamet Yorgunluğu alt boyutları ve toplam puanı ile Empatik Eğilim arasında anlamlı iliĢki bulunmuĢtur. SONUÇ: ÇalıĢmamıza katılan psikiyatri hemĢirelerinin merhamet yorgunluğu yaĢadığını, kiĢilik özellikleri ve empati becerilerinin merhamet yorgunluğunu etkilediğini, empatik eğilim arttıkça merhamet yorgunluğunun da aynı yönde artıĢ gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu sonuçlar psikiyatri hemĢirelerinin merhamet yorgunluğunu iyileĢtirmeye yönelik giriĢimler planlanması açısından önemlidir. Anahtar Sözcükler: Merhamet, KiĢilik, Empati, HemĢire, TükenmiĢlik.; SUMMARY INVESTIGATION OF THE RELATIONSHIP BETWEEN PERSONALITY, MERCURY, AND EMPATHY IN NURSES WORKING IN PSYCHIATRIC SERVICES INTRODUCTION AND AIM: Compassion fatigue is a concept expressed as physical, emotional, spiritual and social exhaustion that affects the individual, causing a decrease in the caregiver's ability to empathize with others, the desire to give care, his ability and energy. In our study, it was aimed to determine the personality, compassion fatigue and empathy levels in psychiatric nurses and to evaluate the relationship between them. MATERIALS AND METHODS: 150 psychiatric nurses working in hospitals with psychiatry clinics in Istanbul between 15/11/2018 and 30/08/2019 were included in the study. The data were collected using the Interview Form, Adjective Based Personality Test, Compassion Fatigue Scale and Empathic Tendency Scale. The data were evaluated using the Mann-Whitney U test, Kruskal-Wallis and Pearson correlation tests. FINDINGS: In the study, significant relationships were found between the Adjective Based Personality Test of psychiatric nurses and the total and sub-dimension scores of the Compassion Fatigue Scale. Significant relationships were found between the Adjective Based Personality Test and the total and sub-dimension scores of the Empathic Tendency Scale. A significant relationship was found between the Compassion Fatigue sub-dimensions and total score and Empathic Tendency. CONCLUSION: We can say that the psychiatric nurses participating in our study experienced compassion fatigue, personality traits and empathy skills affected compassion fatigue, and compassion fatigue increased as empathic tendency increased. These results are important for planning interventions to improve compassion fatigue of psychiatric nurses. Key words: Compassion, Personality, Empathy, Nurse, Fatigue.
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/96833</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Donörlerde kan subgrupları dağılımı ve çoklu transfüzyon alanlarda alloimmünizasyon</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/96830</link>
<description>Donörlerde kan subgrupları dağılımı ve çoklu transfüzyon alanlarda alloimmünizasyon
Pilavcı Adıgüzel, Merve
GİRİŞ VE AMAÇ: Bu çalışmada, bölgemizin kan subgrupları profilinin çıkarılması, çoklu eritrosit transfüzyonu almak zorunda kalan hasta grubunda oto/alloimmün duyarlanma prevelansını ortaya konulmasıyla majör ve minör subgruplar taranarak duyarlanma profilinin belirlenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmada Sakarya Üniversitesi Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi (SEAH) Kan Bankasına gelen 100 donör kan torbasında, ABO ve Rh sistemi majör alt grup dağılımı ve SEAH Onkoloji, Hematoloji ve Çocuk Hematolojisi-Onkolojisi bölümüne başvuran en az 3 ve daha fazla eritrosit (RBC) transfüzyon almış 50 hastada, Rh sistemi majör alt grup ve Kell (Kel 1), Lewis (Lea, Leb), Duffy (Fya, Fyb), Kidd (Jka, Jkb), MNS (M, N, S, s) sistemi minör alt grupları dağılımı jel santrifügasyon (kolon aglütinasyon) yöntemli mikro kuyucuklu test kartlarıyla araştırılmıştır. Ayrıca hasta grubunda, alloimmünizasyon prevelansını belirlemek için İndirekt Antiglobülin testi (IAT) jel santrifügasyon ile çalışılmıştır. BULGULAR: Donörlerin ABO sistemine göre %35'i O, %33'ü A, %17'si AB ve %15'i B grubunda; Rh sistemine göre ise %75'i Dvı pozitif bulunmuştur. Rh sistemi majör alt gruplarında %99 oranla e (Rh5), %33 oranla E (Rh3) pozitif olup Kel 1 pozitifliği %8'dir. Hasta grubunda Rh kan grubuna göre %22 Dvı (-) saptanmıştır. Rh majör alt gruplarından, C (Rh 2) %68, E (Rh 3) %14, c (Rh 4) %76 ve e (Rh5)'de %100 oranında pozitiflik saptanmıştır. Kel 1 negatiflik oranı %96'dır. En yüksek negatiflik Lewis sisteminde %86 Lea antijeninde, MNS sisteminde %36 oranla S antijeninde, Duffy sisteminde %34 oranla Fyb antijeninde, Kidd sisteminde ise %24 oranla Jka antijeninde saptanmıştır. Rh sisteminde (E) %18, Kell sisteminde (Kel 1) %2, MNS sisteminde (S) %18, Duffy sisteminde (Fya) %8 ve Kidd sisteminde (Jkb) %22 çift popülasyon görülmüş olup hasta grubunun tamamında IAT negatiftir. SONUÇ: Hasta grubunun hepsinin IAT negatifliği, bize alloimmünizasyon gelişmediğini ancak çift popülasyon oranlarının yüksek olması, alloimmünizasyon riskinin yüksek olduğu fikrini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Transfüzyon Tıbbı, Donör, RBC antijenleri, Güvenli kan, Alloimmünizasyon.; Distribution of Blood Subgroups in Donors and Alloimmunization in Multi-Transfusion Applications INTRODUCTION: In this study, it was aimed to profile the blood subgroups of our region and to reveal the prevalence of auto / alloimmune sensitization in patients who had to undergo multiple erythrocyte transfusions and to establish the sensitization profile by screening major and minor subgroups. MATERIALS AND METHODS: In this study, the distribution of ABO and Rh system major subgroups was studied in 100 donor blood that came to Sakarya University Sakarya Training and Research Hospital (SEAH) Blood Bank. In addition, Rh system major subgroup and Kell (Kell 1), Lewis (Lea, Leb), Duffy in 50 patients with at least 3 and more erythrocyte (RBC) transfusions who applied to SEAH Oncology, Hematology and Pediatric Hematology-Oncology department. (Fya, Fyb), Kidd (Jka, Jkb), MNS (M, N, S, s) system minor subgroups Distribution was investigated by using micro-well test cards based on gel centrifugation (colon agglutination) method. In order to determine the prevalence of alloimmunization in the patient group, indirect antiglobulin test (IAT), was studied by gel centrifugation method. RESULTS: According to the ABO system, 35% of the donors were in O, 33% in A, 17% in AB and 15% in B; According to the Rh system, 75% is Dvı positive. Rh system is 99% e (Rh5) positive and 33% E (Rh3) positive in major subgroups and Kel 1 positivity is 8%. In the patient group, 22% D (-) was determined compared to Rh blood group. Among the major subgroups of Rh, C (Rh 2) 68%, E (Rh 3) 14%, c (Rh 4) 76% and e (Rh5) positivity was found to be 100%. The Kel 1 negativity rate is 96%. The highest negativity was found in 86% Lea antigen in Lewis system, in 36% S antigen in MNS system, 34% Fyb antigen in Duffy system and 24% Jka antigen in Kidd system. Rh system (E) 18%, Kell system (Kel 1) 2%, In the MNS system (S) 18%,Duffy system (Fya) 8% and in the Kidd system (Jkb), 22% double populations were seen and IAT was negative in all patients. xi CONCLUSION: IAT negativity in all patient groups suggests that we do not develop alloimmunization, but the high rates of double population suggest a high risk of alloimmunization. Keywords: Transfusion Medicine, Donor, RBC antigens, Safe blood, Alloimmunization
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/96830</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Dondurma ve çözdürmenin olgun anne sütünün içeriğine etkileri: sistematik derleme</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/96829</link>
<description>Dondurma ve çözdürmenin olgun anne sütünün içeriğine etkileri: sistematik derleme
Kaya Yıldız, Özge
GİRİŞ VE AMAÇ: Annenin çalışması ya da anne ve bebeğin bir arada olamadığı durumlarda bebeğin anne sütü ile beslenmesine devam edilmesi gereksinimi anne sütünün saklanması ko-nusunu gündeme getirmektedir. Bu çalışma olgun anne sütünün -18/ -20 °C'de farklı sürelerde dondurulması ve çözdürülmesinin süt içeriğine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: 01 Ocak 2010-01 Şubat 2020 yılları arasında yayınlanan makaleler için 11 veritabanında tarama yapılmıştır. Her bir çalışma için kalite değerlendirmeleri birbirin-den bağımsız bir şekilde iki araştırmacı tarafından yapılmış ve "Nicel Çalışmalar için Kalite Değerlendirme Aracı" kullanılmıştır. Tarama sonuçları değerlendirildiğinde sekiz çalışma güçlü-orta puan alarak çalışmaya dahil edilmiştir. BULGULAR: Sütün içeriğinde bulunan protein; dondurulma süresi iki gün iken ortalama %6 artış göstermiş, süre bir haftayı geçtiğinde anlamlı derecede azalmıştır. Karbonhidrat; dondu-rulma süresi iki gün iken ortalama %1.1 artış gösterirken, bir haftadan fazla depolamada anlamlı fark göstermediği bildirilmiş, enerji düzeyinde ise sekiz haftadan fazla süre ile dondurul-duğunda azalma olduğu görülmüştür. Yağ; dondurulma süresi arttıkça azalmış, yağ asidi kon-santrasyonunda artış meydana gelmiştir. E vitamininin, 30 gün süre ile dondurulmuş-çözdürülmüş sütte analiz edilmesiyle, istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir azalma olduğu belirtilmiştir. İmmünolojik faktörlerden bir kısmının analiz edildiği çalışmalarda; sitokin (İnterlökin-10) miktarında değişiklik görülmezken, antioksidan (Glutatyon peroksidaz), anti-oksidan kapasite ve enfeksiyon koruma faktöründe (Laktoferrin) azalma olduğu görülmüştür. SONUÇ: Sütün dondurulması-çözdürülmesiyle içeriğinde bulunan besin maddelerinde bazı değişiklikler meydana gelse de, uygun depolamada sütte bebeğe zarar verebilecek herhangi bir etkinin olmadığı ancak konuyla ilgili kanıt düzeyi yüksek çalışmalara ihtiyaç olduğu görül-müştür. Anahtar sözcükler: Anne sütü, olgun anne sütü, anne sütü içeriği, depolama, dondurma, çöz-dürme; INTRODUCTION AND AIM: The fact that mother works or the situations where the mother and her baby cannot be together bring forward the issue of storing the breast milk. This study was carried out to examine the effect of freezing and thawing mature breast milk at -18 / -20 ° C at different times on milk content. MATERIAL AND METHOD: The articles published between 01 January and 01 June 2020 were searched for in 11 different databases. Quality assessments for each study were made by two researchers independently and the "Quality Assessment Tool for Quantitative Studies" was used. When the screening results were evaluated, eight studies were included in the study with strong-medium scores. RESULTS: The protein in the milk increased 6% on average when the freezing time was 2 days, yet it significantly decreased when the freezing time exceeded 1 week. Carbohydrate increased 1.1% on average when the freezing time is 2 days, and did not show any significant change when the freezing time exceeded 1 week. However, the energy levels decreased when the milk is frozen for more than 8 weeks. Fat decreased with increased freezing time, and fatty acid concentration increased. Vitamin E in frozen-thawed milk was analyzed, and showed a statistically insignificant decrease. The studies on some of the immunological factorspresented no change in cytokine (interleukin-10) levels, however the same studies showed that antioxi-dant (glutathione peroxidase), antioxidant capacity and infection-protection factor (lactoferrin) levels decreased. CONCLUSIONS: Although there were some changes in the contents of the milk when it is frozen, with an appropriate storage, the milk did not negatively affect the babies. Nevertheless, more studies with high level of evidence thereabout are needed. Key Words: Breast milk, mature breast milk, breast milk content, storage, freezing, thawing
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/96829</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>İlaç uygulamalarına yönelik geliştirilen mobil artırılmış gerçeklik uygulamasının hemşirelik öğrencilerinin ilaç uygulama beceri ve bilgi puanlarına etkisi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/96831</link>
<description>İlaç uygulamalarına yönelik geliştirilen mobil artırılmış gerçeklik uygulamasının hemşirelik öğrencilerinin ilaç uygulama beceri ve bilgi puanlarına etkisi
Babacan, Esra
GİRİŞ VE AMAÇ: Bu çalışmada ilaç uygulamalarına yönelik geliştirilen mobil artırılmış gerçeklik uygulamasının hemşirelik öğrencilerinin ilaç uygulama beceri ve bilgi puanlarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmada öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Güz-Bahar Dönemi'nde Sakarya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde 54 öğrenci üzerinde uygulama gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere "Birey Tanıtım Formu'', "Subkutan İlaç Uygulama Becerisi Değerlendirme Formu", "İntramüsküler İlaç Uygulama Becerisi Değerlendirme Formu", "İntravenöz İlaç Uygulama Becerisi Değerlendirme Formu", ''Parenteral İlaç Uygulamalarına Yönelik Bilgi Testi'' ve ''MAG Uygulamalarına Yönelik Görüş Anketi'' uygulanmıştır. Elde edilen verilere her bir ölçüme ilişkin puan dağılımlarının normal olup olmadığını belirlemek amacıyla çarpıklık (Skewness) ve basıklık (Kurtosis) katsayıları testi yapılmıştır Ayrıca Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. BULGULAR: Çalışmada geleneksel yollarla yapılan eğitimin öğrencilerin ilaç uygulamalarına yönelik beceri perfomans puan ortalamaları ve bilgi puan ortalamalarına olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. Hemşirelik eğitiminde MAG uygulamalarına dayalı gerçekleştirilen ilaç uygulamaları öğretiminin ise öğrencilerin hem beceri performans puan ortalamaları hem de bilgi puan ortalamaları açısından geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. SONUÇ: Çalışma sonucunda ilaç uygulamalarına yönelik geliştirilen mobil artırılmış gerçeklik uygulamasının hemşirelik öğrencilerinin ilaç uygulama beceri ve bilgi puanlarına olumlu yönde etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, İlaç Uygulama, İlaç Uygulama Beceri ve Bilgisi, Mobil Artırılmış Gerçeklik; The Effect of Mobile Augmented Reality Application Developed for Drug Applications on Nursing Students' Drug Application Skills and Knowledge Scores INTRODUCTION AND AIM: In this study, it is aimed to determine the effect of mobile augmented reality application developed for drug applications on drug application skills and knowledge scores of nursing students. TOOLS AND METHOD: The pretest-posttest paired control group experimental design was used in the research. During the Fall-Spring Semester of the 2019-2020 Academic Year, practices were carried out on 54 students at Sakarya University Faculty of Health Sciences. Opinion Questionnaire for the Participants about "Individual Presentation Form", "Subcutaneous Drug Application Skill Evaluation Form", "Intramuscular Drug Application Skill Evaluation Form", "Intravenous Drug Application Skill Evaluation Form", "Academic Achievement Test" and "MAR Practices" '' has been applied. Skewness and kurtosis coefficients test was performed to determine whether the distribution of points for each measurement was normal in the data obtained. Also, Shapiro-Wilk test was used. FINDINGS: It was determined that the education performed in traditional ways had a positive effect on students' drug application skills and knowledge scores and academic success. It has been determined that teaching of drug applications skills which are based on MAR applications in nursing education is more effective than traditional education in terms of both skill and knowledge and academic success. CONCLUSION: As a result of the study, it has been determined that the mobile augmented reality application developed for drug applications positively affects the drug application skills and knowledge scores of nursing students. Key Words: Nursing, Drug Application, Drug Application Skill and Knowledge, Mobile Augmented Reality
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12619/96831</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
