<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/3827">
<title>Bildiri Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/3827</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103027"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103026"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103025"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103024"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-15T18:30:13Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103027">
<title>Learning from the Recycling Ideas of Nature for Sustainability:   Council House (CH 2 )</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103027</link>
<description>Learning from the Recycling Ideas of Nature for Sustainability:   Council House (CH 2 )
Ertosun Yıldız,Merve
Building sector is playing an active role in the depletion of energy resources. &#13;
Ecological balance is hanged by a thread due to increasing waste and pollution &#13;
problem. Thus, ongoing discussions about sustainable development and environ-&#13;
mental consciousness are focusing on the “nature and built environment relation-&#13;
ship”. Furthermore, recent researches show that nature has good ideas to improve &#13;
a systematic approach to architectural design for sustainability. This discipline, &#13;
known as biomimicry, leads researchers working within interdisciplinary groups &#13;
to achieve built environments like “ecosystems” highly efficient, recycling, low &#13;
wasting. Accordingly, by learning from nature, using waste in building construction &#13;
by “recycling or reusing” has taken important place in terms of energy conserva-&#13;
tion. In this context, this chapter discusses a case study, Council House Building, &#13;
in detail from designing process to construction, from material usage to renewable &#13;
energy concerns. The findings demonstrated that a building can be designed with &#13;
sustainable design goals. This building can be called “a working ecosystem” due to &#13;
several strategies like efficient use of solar energy, natural ventilation and lighting, &#13;
using waste water, etc. It is also possible to conclude that biomimicry in the realm of &#13;
architecture should be discussed and formulated for formation of sustainable built &#13;
environments.
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103026">
<title>SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPI TASARIMI ÇERÇEVESİNDE BÜTÜNLEŞİK  TASARIM YÖNTEMİ</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103026</link>
<description>SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPI TASARIMI ÇERÇEVESİNDE BÜTÜNLEŞİK  TASARIM YÖNTEMİ
Ertosun Yıldız,Merve
Kentlerde  her  geçen  gün  büyüyen  yapılı  çevreler,  dünyada  giderek  artan  ve  çevreyi  tehdit &#13;
eden hammadde ve enerji tüketimi ile karbondioksit salınımının artmasına sebep olmaktadır. &#13;
Özellikle  günümüz  binaları,    yapı  yaşam  döngüsü  boyunca  tasarım  aşamasından  itibaren &#13;
çeşitli  sebeplerle  sürdürülebilirliğe  dair  pek  çok  kaygı  ile  örtüşmemektedir.    Geleneksel &#13;
tasarım süreci içerisinde tek başına karar alan ve uygulamaya aktaran mimarların bu sonuç &#13;
üzerindeki  etkileri  büyüktür.  Dahası,  uygulama  aşamasında  sürece  sonradan  dahil  olan &#13;
profesyonellerin  kendi  uzmanlık  alanlarına  dair  gerekleri  projeye  entegre  etmesi  ile  proje &#13;
üzerinde  yaşanan  değişiklikler  sürdürülebilir  yapı/yaşam  kaygısına  daha  en  başından  aykırı &#13;
bir durum oluşturmaktadır. Bu durum çevresel zararların yanı sıra malzeme kaybı, fazladan &#13;
enerji  tüketimi,  öngörülemeyen  uygulama  güçlükleri,  mekânsal  niteliklerin  aşağı  çekilmesi &#13;
gibi pek çok olumsuzluğu beraberinde getirmektedir. &#13;
Yapı sektörünün enerji kaynaklarının yaklaşık %40’ının, su kaynaklarının yaklaşık %25’inin &#13;
tüketiminden ve dünya sera gazı emisyon salınımının yaklaşık üçte birinden sorumlu olması, &#13;
enerji politikalarında bu sektöre yön verecek çalışmaların gerekliliğini doğurmuştur. Öncelikli &#13;
amacı, bir binanın uzun vadeli sürdürülebilirliğini desteklemek için enerji verimliliğini en üst &#13;
düzeye  çıkaran  mimari  çözümler  geliştirerek  yüksek  performanslı/  yeşil  binalar  inşa  etmek&#13;
olan  bütünleşik  tasarım  yöntemi, günümüz tasarımlarına yeni bir bakış açısı ve yaklaşım&#13;
getiren ideal bir strateji olmaktadır. Binaların bulundukları  çevreye  verdikleri zararı en aza &#13;
indirmek  ve  binaların  niteliğini  üst  seviyelere  taşımak  amacıyla  tasarım  sürecinin  ilk &#13;
aşamalarından  itibaren  farklı  uzmanlık  alanlarının  bir  arada  çalışmasını  öngören  bütünleşik &#13;
tasarım,  yerin  iklimsel,  coğrafik  ve  topografik  gerekleri  çerçevesinde  minimum  kaynak &#13;
tüketimi  öngörerek,  binadan  beklenen  konfor  koşullarının  sağlanabilmesine  ve  optimum &#13;
çözümlerin üretilebilmesine dair detaylı düşünme süreçlerini içeren bir çalışma modelidir. &#13;
Çalışmada, Türkiye yapı sektörü için uygun olduğu ortaya konulan tasarım modelinin, akış &#13;
süreci  irdelenmiş,  örnek  incelemesiyle  uygulanabilirliği  ve  faydaları  belirtilmiştir. &#13;
Çalışmanın,  Türkiye’deki tasarımcılar,  uygulayıcılar,  kullanıcılar ve  işverenler  olarak  tüm &#13;
proje  paydaşlarına,  konuya  ilişkin  bilinç  oluşturulması  yöntemin  özümsenmesi  ve &#13;
yaygınlaşması için öz bir altlık olması hedeflenmiştir.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103025">
<title>Gelenekselden Günümüze Mekân Anlayışında Çocuk Oyun Alanlarının Kültürel Değişimi Üzerine Bir Değerlendirme</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103025</link>
<description>Gelenekselden Günümüze Mekân Anlayışında Çocuk Oyun Alanlarının Kültürel Değişimi Üzerine Bir Değerlendirme
Ertosun Yıldız,Merve
Oyun, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Çocuğun &#13;
oyun oynayacağı mekânında bu gelişime katkısı oldukça fazladır. Çünkü çocuk, sınır-&#13;
sız hayal dünyasıyla oyun mekânını kavrayarak kendi istediği şekilde tasarlar. Geç-&#13;
mişte var olan sokak kültürü bu imkânı çocuğa tanımış ve sokaklar çocukların kendi &#13;
dünyasında sınırsız bir oyun alanına dönüşmüştür. Böyle yaratıcı bir eyleme geçmişte &#13;
ev sahipliği yapan ve kentin önemli bir parçası olan sokaklar, çocukların sosyal ve zi-&#13;
hinsel gelişimini olumlu yönde etkilemiştir. Fakat plansız göçlerle birlikte belirli kent-&#13;
lerde artan nüfus, barınma ihtiyacını da arttırmıştır. Bu ihtiyaca cevaben mekân için &#13;
çözüm,  ölçeği  büyüterek  sağlanmaya  çalışılmaktadır.  Konut  projelerinde,  barınma &#13;
ihtiyacını karşılamak için düşeyde büyüyen tasarım fikriyle birlikte; kenti güzel kılma &#13;
adına yapılan dönüşüm projelerinde de bu orantısız büyüme farklı şekillerde karşımı-&#13;
za çıkmaktadır. Çarpık kentleşmeden etkilenen sokaklar da artık kültürel bir değer &#13;
içermekten çok, endüstrileşmeye ve zamanın hızlı akışına hizmet etmeye başlamıştır. &#13;
Dış ortamda, insanı ezen bir hal alan kentsel yapılaşma, sokak kültürünü ortadan kal-&#13;
dırarak, ebeveynleri ve çocukları evlere ya da kapalı mekânlara hapsetmektedir. Çün-&#13;
kü ebeveynler açısından dış mekânlar, çocuklar için güven telkin etmeyen mekânlara &#13;
dönüşmüştür.  Artık sokaklar,  çocuklar için iyi bir oyun alanı oluşturmamaktadır. &#13;
Çocukların oyun ihtiyacına karşılık olarak, onları rehabilite eden rekreasyon alanları-&#13;
na ve güvenli oyun mekânlarına ihtiyaç duyulmuştur. Geçmişte sokakların üstlendiği &#13;
görevi, şimdi çocuk oyun alanları üstlenmiştir. Kültürel bir değişim yaşayan dünyada, &#13;
çocukların daha verimli bireyler olarak yetişmesi için sorumluluk artık tasarımcının &#13;
eline verilmiştir. Toplumsal farklılıklar göz önüne alındığında, maddi dağılımın eşit &#13;
olmadığı bir düzen içerisinde tasarımcı,  bütün çocuklara eşit fırsatlar tanımaya gayret &#13;
göstermelidir. Bu önemli sorumlukla birlikte tasarımcı, geçmişte sokak kültürünün çocuk üzerindeki etkisini düşünerek, çocuğu eve kapatan bir dünyanın içerisinden &#13;
çıkarıp, doğayla iç içe olan yeni oyun mekânlarına bırakmalıdır.
</description>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103024">
<title>Doğa temelli algoritmik tasarım yaklaşımı: Biyomimesis yoluyla konsept bir örtü tasarımı</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103024</link>
<description>Doğa temelli algoritmik tasarım yaklaşımı: Biyomimesis yoluyla konsept bir örtü tasarımı
Ertosun Yıldız,Merve
Her  geçen  gün  değiĢen  ve  geliĢen  teknolojilerle  tasarımda  veri  kullanımının &#13;
geliĢmesi,  günümüz  yapı  tasarımı  yaklaĢımlarını  etkileyerek,  mimari  tasarım  sürecini &#13;
farklı  boyutlara  ulaĢtırmıĢtır.  Tasarımda  veri  kullanımı,  tasarımcılara,  algoritmik  bir &#13;
bakıĢ  kazandırarak  biçimsel  birçok  alternatifin  bütünleĢik  Ģekilde  görünümünü &#13;
sağlamaktadır.  Algoritma,  ―iyi  tanımlanmıĢ  kuralların  ve  iĢlemlerin  adım  adım &#13;
uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaĢılması iĢlemi‖ &#13;
olarak tanımlanmaktadır(TDK).   Ancak burada esas olan tasarımı oluĢturacak kurallar &#13;
dizisinin iyi tanımlanmasıdır. &#13;
 Tasarım kurallarını oluĢturmanın yöntemlerinden biri de milyonlarca yıldır kusursuz bir &#13;
iĢleyiĢ  içinde  olan  doğa  dan  öğrenme  yoludur.    Biyomimesis  olarak  adlandırılan  bu &#13;
yöntem,  doğada  bulunan  organizmaların  taklit  edilerek  veya  onların  iĢlevsel &#13;
özelliklerinden ve sistemlerinin iĢleyiĢ ilkelerinden ilham alınarak insanların ihtiyaçlarına &#13;
cevap  bulmaya  çalıĢan  bir  arayıĢtır.  Bu  alanda  önemli  çalıĢmalar  yapan  Benyus, &#13;
biyomimikriyi  insanların  sorunlarına  çözüm  bulmak  adına  doğanın  modellerini &#13;
inceleyen, taklit eden ve ilham alan yeni bir bilim olarak tanımlar ve doğanın bir model, &#13;
ölçüt  veya  mentor  olarak  tasarımlara  yön  veren  veri  olarak  kullanılabileceğini  belirtir. &#13;
Mimaride  tasarım  stratejisi  olarak  biyomimikrinin  kullanılması;    tasarım  ile  ilgili &#13;
problemlerin  tanımlanıp  bu  ihtiyaca  yönelik  doğada  bir  çözüm  arayıĢına  gidilerek  en &#13;
uygun organizma  ya da ekosistemin bulunması ―biyolojiyi sorgulayan tasarım‖, ve bir &#13;
organizma ya da ekosistemde davranıĢ, fonksiyon gibi özelliklerin belirlenerek yeni bir &#13;
tasarım  geliĢtirmesi  ―tasarımı  etkileyen  biyoloji‖  olarak  iki  grupta  belirtilmektedir.  Bu &#13;
çalıĢmada doğadaki bitki ve hayvanların, koruma/korunma içgüdüsüyle gerçekleĢtirdiği &#13;
davranıĢlarından  öğrenme  yoluyla,  yarı  açık  alanlarda  kullanılabilecek  bir  üst  örtü &#13;
sisteminin tasarlanması için konsept geliĢtirilmesi amaçlanmıĢtır. ÇalıĢma  kapsamında, &#13;
Pangolin canlısının karĢı bir davranıĢ gördüğünde tepki olarak kendi kabuğuna kıvrılarak &#13;
kendini  tamamen  kapatması  ve  biçim  değiĢtirmesi  tasarımı  yönlendiren  veri  olarak &#13;
kullanılmıĢtır.    Bu  doğrultuda  öncelikle  panellerle  oluĢturulan  tasarım  modülü &#13;
belirlenmiĢtir.  Doğal  model  olan  pangolin‘in  karĢılaĢtığı  bir  etki;  modülde  değiĢen &#13;
fiziksel  çevre  Ģartları;  doğal  modelin  verdiği  tepki  ise,  çeĢitli  hava  koĢullarına  göre &#13;
panellerin  belirli  oranda  açılıp  kapanması  olarak  belirlenmiĢ  ve  uygun  konfor &#13;
koĢullarının sağlanması hedeflenmiĢtir.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
