<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/2840">
<title>Kitap / Kitap Bölümü Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/2840</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103365"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103364"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103363"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103362"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-04T23:49:46Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103365">
<title>Teoriden Pratiğe Akıllı Şehir Denemeleri: Fırsatlar, Zorluklar ve İyi Uygulama Örnekleri</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103365</link>
<description>Teoriden Pratiğe Akıllı Şehir Denemeleri: Fırsatlar, Zorluklar ve İyi Uygulama Örnekleri
Özdemir, Akın
Yoğun nüfus artışı neticesinde hızla büyüyen şehirlerde, kaynakların verimli kullanımı belki de tarih &#13;
boyunca hiç olmadığı kadar merkezi bir öncelik haline gelmiştir. Ekonomik kaynakların verimli &#13;
kullanılması ve çevre dostu projelerin geliştirilmesinde, şehir yöneticilerinin faaliyetlerini yönlendiren &#13;
kent yönetim stratejileri, son dönemlerde kent araştırmaları literatüründe hızla genişleyen bir çalışma &#13;
alanına işaret etmektedir. Bu stratejiler arasında teknolojiyle kurduğu yakın etkileşim bağlamında &#13;
diğerlerinden ayrışan akıllı şehirler, ekonomik ve çevresel değerlerin etkin kullanımı kadar, giderek &#13;
derinleşen insan-teknoloji birlikteliğini ve bu birlikteliğin tetiklediği olası toplumsal riskleri de &#13;
tartışılmaya değer kılan bir kent yönetim stratejisi olarak dikkat çekmektedir. &#13;
Bu çalışma, Türkiye’deki yerel yönetimlerin akıllı şehir stratejisi oluşturma/geliştirme süreçlerine &#13;
bilimsel dayanak sunmak amacıyla gerçekleştirilmiş bir bilimsel araştırma projesinin çıktısıdır. &#13;
Sakarya ilinde 18 aylık bir sürede tamamlanan proje süresince 7 araştırmacı ve 9 bursiyer görev &#13;
almıştır. Süreç içinde 145 seçili katılımcıdan 500 sayfaya yakın nitel veri toplanmışken ayrıca &#13;
Sakarya’nın 16 ilçe nüfusuna oranlanarak belirlenen kotalar çerçevesinde 1662 anket verisi &#13;
toplanmıştır. &#13;
Çalışmanın temel çıkış noktası, akıllı şehir yazınında merkezi bir analitik çerçeve sunan dörtlü sarmal &#13;
model doğrultusunda kentsel paydaşların görüş ve beklentilerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle &#13;
derlenmesidir. Üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarını &#13;
kapsayan bu çok aktörlü yapı içinde proje, etkin yönetişim yaklaşımını referans alarak yürütülmüştür. &#13;
Bu çerçevede geliştirilen model; kentsel yaşamın çok boyutlu yapısını bütüncül biçimde ele alan, &#13;
sosyal politika perspektifiyle beslenen ve yaşam kalitesinin toplumsal kesimler arasında daha dengeli &#13;
biçimde dağıtılmasını hedefleyen bir yaklaşım sunmaktadır. Böylelikle, akıllı şehirler literatüründe &#13;
henüz kuramsal ve uygulamalı açıdan olgunlaşma sürecinde olan bir alana kavramsal ve yöntemsel &#13;
katkı sağlanması amaçlanmıştır. &#13;
“Herkes İçin Akıllı Şehirler: Etkin Yönetişim Çerçevesinde Paydaşların Önceliklerinin &#13;
Araştırılması ve Sosyo-Politik Modelde Vatandaş Odaklı Bir Akıllı Şehir Eylem Planının &#13;
Geliştirilmesi” başlıklı projemiz süresince görev alan 3 bursiyer ve 3 araştırmacı tarafından edinilen &#13;
saha deneyimlerinin bir yansıması olan bu çalışma toplam 6 makaleden oluşmaktadır. Sırasıyla bu &#13;
makalelerin ilk ikisi akıllı şehir stratejilerine ilişkin iyi uygulama örneklerinin değerlendirilmesini &#13;
içeren bir rehber niteliği taşımaktadır. Son dört makale ise farklı boyutlarıyla akıllı şehir &#13;
stratejilerinin barındırdığı zorluklara değinirken özgün eleştirel perspektifler barındırmaktadır. Bu &#13;
noktada sırasıyla kitaptaki makalelerin içeriklerini incelemeyi yararlı görüyoruz: &#13;
Cihan DURMUŞKAYA, etkili bir yönetişim süreci ve geçerli bilimsel verilerden yararlanarak kent &#13;
paydaşlarının beklentilerini doğru biçimde yansıtan bir akıllı şehir stratejisinin nasıl geliştirilmesi &#13;
gerektirdiğini incelemiştir. Türkiye’deki yerel yönetimler açısından rehber niteliği görebilecek bu &#13;
çalışma, proje sürecinde yararlandığımız metodolojik tercihler hakkında ayrıntılı bilgiler sunmaktadır. &#13;
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Türkiye’deki belediyelerden insan odaklı bir &#13;
akıllı şehir stratejisi oluşturması beklentileri de değerlendirildiğinde, proje sürecinin özeti niteliğindeki &#13;
bu çalışma, kent sakinlerinin beklenti ve ihtiyaçlarını gerçekçi biçimde yansıtan bir akıllı şehir &#13;
stratejisi oluşturmaları konusunda ilgili belediyelere metodolojik bir rehber olma potansiyeli &#13;
taşımaktadır. &#13;
Berkan KURTARAN, Avrupa’da yer alan başarılı akıllı şehir uygulamalarından bir seçki sunarak iyi &#13;
uygulama örneklerinin ön plana çıkan noktaları hakkında bilgi sunmuştur. Dokuz faklı Avrupa şehrinin &#13;
incelenmesiyle gerçekleştirilen çıkarımların dördünün İtalya’da yer alan şehirleri kapsaması, &#13;
i &#13;
araştırmacının Erasmus + programı kapsamında İtalya’da bulunduğu süreçte gerçekleştirdiği katılımlı &#13;
gözlem faaliyetiyle açıklanabilir. Araştırmacı Avrupa şehirlerinden çıkarımlarını, Türkiye’de akıllı &#13;
şehirler konusunda 3 iyi uygulama örneği olarak görülebilecek İstanbul, Ankara ve Konya şehirleri &#13;
üzerinden yeniden değerlendirmiştir. Buna göre sosyo-teknik yaklaşımlarla stratejilerini geliştiren &#13;
Avrupa şehirlerine karşı Türkiye’de halen tekno-merkezci yaklaşımların akıllı şehir uygulamalarında &#13;
baskın konumda olduğu değerlendirilmiştir. &#13;
Onur METİN, Günther Anders’in eleştirel teknoloji felsefesi üzerinden akıllı şehir stratejilerine geniş &#13;
kapsamlı bir eleştirel değerlendirme sunmuştur. Teknolojideki hızlı ilerlemelerin, kentsel alanlarda &#13;
altyapının gelişmesi ve kamu hizmetlerinin sunumunun kolaylaşması bağlamında geliştirici &#13;
yansımaları görülmektedir, ancak kimi toplumsal grupların bu hızlı ilerleme sürecine yeterince uyum &#13;
sağlamamaları neticesinde tekno-merkezci toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi çalışmanın odak &#13;
noktasını oluşturmaktadır. Buna göre çalışma neo-liberalizm tarafından dayatılan teknokratik &#13;
çözümlere, dijitalleşmenin derinleştirdiği toplumsal eşitsizliklere ve karar alma süreçlerinin siyasetten &#13;
soyutlanmasına yönelik kapsamlı eleştirel değerlendirmeler içermektedir. &#13;
Beyza Nur AYDIN, proje kapsamında bir çıktı olarak ürettiği “Akıllı Şehirlerde Vasıflı İş gücünün &#13;
İnsan Odaklı Bir Yaklaşımla İncelenmesi” başlıklı yüksek lisans tezini değerlendirmelerinin merkezine &#13;
konumlandırmıştır. Kırılgan gruplardan iş gücüne odaklanan çalışmada, akıllı şehirlerin vasıflı iş gücü &#13;
için sunduğu fırsatlar ele alınmakla birlikte, vasıf seviyesi göreli olarak sınırlı olan iş gücü için &#13;
teknoloji odaklı akıllı şehir stratejisinin yeni bir prakeryalaşma riski barındırdığı argümanları &#13;
araştırmacının değerlendirmelerinde dikkat çekici noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır. &#13;
Öner Oğulcan SAKA, yeni bir toplumsal adaletsizlik türü olarak her geçen gün literatürde daha sık &#13;
yer edinen dijital uçurum riskine değinmiştir. Araştırmacı, dijital uçurumun farklı boyutlarına &#13;
değinirken özellikle şehir merkezleri ve kırsal bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının akıllı &#13;
şehir stratejileriyle derinleşebileceğine vurgu yapmıştır. Bu eleştirel yaklaşım ayrıca verinin &#13;
ticarileşmesi ve ticari bir sömürge aracı olarak gündelik şehir hayatındaki öneminin merkezileşmesi &#13;
bağlamında da ele alınarak zenginleştirilmiştir. &#13;
Abdulkadir ALTINSOY, çalışmadaki eleştirel değerlendirmelerin genel bir çerçevesini çizerek akıllı &#13;
şehir stratejilerinde sosyal politika uygulamalarına duyulan ihtiyacı değerlendirmelerinin merkezine &#13;
konumlandırmıştır. Buna göre çeşitli sosyal politika uygulamalarıyla bütünleşik geliştirilen akıllı şehir &#13;
stratejileri daha adil, kapsayıcı, yaşanabilir ve erişilebilir kentsel alanların geliştirilmesinde önemli bir &#13;
aracı konumundadır. Aksi durumda bütün toplumsal kesimleri kucaklayan, teknolojiyi insan hayatını &#13;
şekillendiren değil kolaylaştıran bir araç olarak gören sosyo-teknik akıllı şehir stratejilerinin &#13;
sürdürülmesi mümkün görülmemektedir.  Araştırmacı, sosyal politika ve akıllı şehir literatürünü &#13;
bütünleşik incelediği çalışmasında insan odaklı stratejiler için politika önerileri sunarak teorik &#13;
değerlendirmelerini uygulamaya dönebilir önerilerle zenginleştirmiştir. &#13;
Çalışmanın başta Türkiye’deki yerel yönetimler olmak üzere konuya ilgi duyan tüm paydaşlara faydalı &#13;
olmasını dileriz. Yaklaşık iki yıldır gündemimizde olan projemiz, çok sayıda genç araştırmacıya saha &#13;
deneyimi sunma ve araştırma ekibi olarak geniş kapsamlı bir paydaş kitlesiyle yeni iş birliği olanakları &#13;
oluşturmamıza olanak tanımıştır. Bu noktada, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’na &#13;
(TÜBİTAK) 223K162 proje numarasıyla sunduğu destekten ötürü teşekkürlerimizi sunarız.
</description>
<dc:date>2025-12-30T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103364">
<title>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Seçme Yazılar - VI</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103364</link>
<description>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Seçme Yazılar - VI
Özdemir, Akın
Sakarya Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü&#13;
1995’ten günümüze eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleriyle göz önünde&#13;
olan bir akademik oluşumdur. Bölümümüz, bulunduğu coğrafi bölgenin&#13;
avantajlarından da yararlanarak her daim güçlü niteliksel ve niceliksel&#13;
göstergelere sahip olmuştur. Türkiye’nin ve Sakarya’nın ihtiyaç duyduğu&#13;
nitelikli insan kaynağının yetişimine sunduğumuz katkının gelecekte de artarak&#13;
devam edeceği inancını taşıyorum. Sadece yetiştirdiğimiz öğrencilerle değil&#13;
ayrıca nitelikli akademik kadromuzla yalnızca üniversitemizi değil ülkemizin&#13;
diğer kamu kuruluşlarını ve özel sektör kuruluşlarını da destekledik. Başta&#13;
sendikalar olmak üzere sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği de bölümümüzün&#13;
öncelikleri arasında yer almaktadır.&#13;
Aralık 2022 itibariyle 11 öğretim üyesi ve 9 araştırma görevlisine sahip&#13;
olan bölümümüz ayrıca 900’e yakın lisans öğrencisine de ev sahipliği&#13;
yapmaktadır. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaklaşırken ülkemize ilmi ve&#13;
pratik katkı sunabilecek bu denli geniş bir öğrenci kitlesine hitap edebilmek&#13;
ayrıca sevindiricidir. Sosyo-politik düşünce yapılarıyla bölümümüzün tüm&#13;
paydaşlarının, toplumsal sorunların anlaşılması ve çözümlenmesi hususunda&#13;
Türkiye Cumhuriyetine önemli katkılar sunacaklarından eminim.&#13;
2022 itibariyle altıncısını hazırladığımız Seçme Yazılar kitabımıza bu yıl&#13;
10 yazar, 7 özgün çalışmayla katkı sunmuştur. İntihal.net verilerine göre&#13;
ilgili çalışmaların tamamı %20’nin altında benzerlik oranına sahiptir. Bu&#13;
çalışmalar bölümümüzün hâlihazırdaki paydaşları ya da yakın geçmişte&#13;
bölümümüzde paydaş olmuş araştırmacılar tarafından hazırlanmıştır.&#13;
M. Çağlar Özdemir tarafından kaleme alınan “Ekonominin Renkleri” başlıklı&#13;
çalışmada, farklı ekonomik sistemler renkler aracılığıyla betimlenerek&#13;
her bir sistem Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle&#13;
ilişkilendirilmiştir. Özdemir bu kapsamda 12 farklı ekonomik sistemi&#13;
inceleyerek, oldukça karmaşık bir yapıyı sistematik bir yaklaşımla&#13;
değerlendirmiş ve okuyucuya hayli özgün bir çerçeve sunmuştur.Meryem Semanur Yılmaz ve Serdar Orhan tarafından hazırlanan “Türkiye’de&#13;
Kamu Görevlileri Sendikaları” başlıklı araştırmada, teorik düzlemde&#13;
Türkiye’de ve seçili kimi ülkelerdeki kamu görevlileri sendikacılığı sistemleri&#13;
incelenirken ampirik düzlemde “kamu görevlileri neden sendikalara üye&#13;
oluyorlar” sorusuna yanıt aranmıştır.&#13;
Uygar Öztürk ve Elvan Yıldırım’ın hazırladığı “Çağrı Üzerine Çalışma&#13;
ve Sıfır Saat Sözleşmeler” isimli çalışmada bu atipik istihdam türlerinin&#13;
kavramsal çerçevesi, hukuki dayanakları ile işgörenler ve işverenler açısından&#13;
olumlu ve olumsuz yönleri tartışılmıştır.&#13;
Zeynep Aca “İnşaat İşkolunda İnsana Yakışır İşe Yönelik Tehditler: Mikro&#13;
Göstergelere İlişkin Bir Değerlendirme” isimli araştırmasında, ülkemizdeki&#13;
en önemli işkollarından birini 5 temel gösterge çerçevesinde kimi seçili&#13;
niceliksel göstergeler aracılığıyla incelemiştir. Buna göre geniş bir işgücü&#13;
arz ve talebinin olduğu inşaat işkolunda, çalışma koşullarının işçi refahını&#13;
temin noktasında yetersiz olduğu değerlendirilmiştir.&#13;
Tülin İlter “Öğretmenlik Mesleğinde Örgütsel Bağlılık Konulu Makalelerin&#13;
Veri Görselleştirme Metodu İle Bibliyometrik Analizi” başlıklı araştırmasında&#13;
konuya ilişkin geniş kapsamlı ve sistematik bir literatür taramasının sonuçlarını&#13;
okuyucuya sunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlik mesleğinde&#13;
örgütsel bağlılık konusunun en çok ülkemizde çalışılmış olmasına rağmen&#13;
en sık atıf alan yayınların Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’de yapılıyor&#13;
oluşu ilgi çekici görülmektedir.&#13;
Hakan Mete “Ulusal Meslek Standartlarında Dijital Dönüşüm Teknolojilerine&#13;
İlişkin Bilişim Sektörü Meslekleri” başlıklı çalışmasında 28 bilişim sektörü&#13;
mesleği içerisinden 8 tanesini analiz ederek okuyucuya sunmuştur. Çağımızın&#13;
ve geleceğin çalışma alanları olarak görebileceğimiz bu mesleklerin&#13;
ülkemizde yaygınlaşması için araştırmacının sunduğu öneriler oldukça&#13;
yerinde görünmektedir.&#13;
Son olarak, değerli çalışma arkadaşlarım B. Yasin Çakmak ve Büşra Yiğit&#13;
tarafından kaleme alınan “Türkiye’de NEET Olmak: Sistematik Literatür&#13;
Taraması” isimli çalışmayı, konunun ülkemizin önemli bir sorunu olmasısebebiyle ayrıca değerli buluyorum. Araştırmacılar, Türkçe literatürde bu&#13;
sorunun nasıl ele alındığının anlaşılabilmesi adına değerli bir katkı sunmuştur.&#13;
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Seçme Yazılar - VI kitabının&#13;
literatüre, araştırmacılara ve öğrencilere katkı sunmasını temenni ediyorum.&#13;
Umarım bölümümüze ait bir kitap çıkarma geleneğine olan ilgi artarak&#13;
devam eder. İlk yüzyılın son seçme yazılar kitabı aracılığıyla, başta Mustafa&#13;
Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere ülkemize bir damla olsun&#13;
katkı sunan/sunacak olan tüm insanlara şükranlarımı sunarım.
</description>
<dc:date>2022-12-30T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103363">
<title>Tüketim Toplumunda Müşteri Memnuniyeti ve Çalışanların İş Güvenliği: Moto-Kuryeler Üzerine Bir Alan Araştırması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103363</link>
<description>Tüketim Toplumunda Müşteri Memnuniyeti ve Çalışanların İş Güvenliği: Moto-Kuryeler Üzerine Bir Alan Araştırması
Özdemir, Akın
Çalışma, gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin müşteri memnuniyeti sağlamak için uyguladıkları pazarlama stratejilerinin çalışanların iş güvenliği koşulları üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Ağırlıklı olarak pazarlama araştırmalarıyla incelenen müşteri memnuniyeti konusuna bu çalışma ile çalışan/emek penceresinden bir bakış geliştirilmiştir. Araştırmanın kapsamını, Sakarya’da üniversite öğrencilerinin ağırlıklı olarak ikamet ettiği Serdivan ilçesinde hazır yemek işletmelerinde çalışan 12moto-kurye oluşturmaktadır. Çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile elde edilen veriler betimsel analiz ile yorumlanmıştır. Bulgular; işverenler tarafından iş güvenliği tedbirlerinin alınması, iş güvenliği denetimlerinin yapılması, çalışanların işe uygunluklarının tespiti, çalışanların talimatlara uyma yükümlülüğü ve müşterimemmuniyeti/moto-kuryelerin iş güvenliği ana başlıklarında sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda müşteri memnuniyeti kapsamında, siparişlerin hızlı ulaştırılması kaygısının moto-kuryelerin en temel sorunları olduğu görülmüştür. Ayrıca özellikle küçük işletmelerde çalışan araçlarının bakımı ve güvenlik teçhizatlarının temini noktasında sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir.
</description>
<dc:date>2017-07-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12619/103362">
<title>Sakin Şehirlerde (Cittaslow) Sosyal Uyum Göstergelerinin İncelenmesi: Sakarya'nın Taraklı İlçesine Yönelik Bir Araştırma</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12619/103362</link>
<description>Sakin Şehirlerde (Cittaslow) Sosyal Uyum Göstergelerinin İncelenmesi: Sakarya'nın Taraklı İlçesine Yönelik Bir Araştırma
Özdemir, Akın; Özdemir, Akın
Bu çalışma Sakin Şehirlerin yedi temel kriterinden biri olan sosyal uyum kriterleri çerçevesinde Taraklıilçesinin araştırılmasını amaçlamaktadır. Araştırma Sakin Şehir literatürüne sosyal uyum açısındanyaklaşarak katkı sağlaması sebebiyle önemlidir. Araştırmada kalitatif (nitel) araştırma metodolojisi be-nimsenmiştir. Kalitatif metodolojinin vaka (durum) çalışması deseni kullanılmıştır. Cittaslow Interna-tional tarafından belirlenen sosyal uyum kriterleri çerçevesinde, 9 başlık altında Taraklı Belediyesiyetkilileriyle yapılandırılmamış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, Sakin Şe-hir olarak Taraklı’nın en büyük eksikliği konuyla ilgili kurumsal bir yapının bulunmayışıdır. Ayrıcaazınlıklar, engelliler, çocuklar ve gençler gibi dezavantajlı gruplara yönelik projelere ilişkin halen ye-terli bir ilgi gözlemlenememektedir. Ancak tüm eksikliklere rağmen Sakin Şehirler sosyal uyum bağ-lamında bir bilinç düzeyini oluşmasına katkı sağlamaktadır.
</description>
<dc:date>2018-09-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
